birseyyahgeziyor.com
12. Okulsuzluk belirsizlik midir?

             

       Anne-baba olarak endişelerimizin olup olmadığı merakı, okulsuzlukla ilgili sohbet ilerleyip koyulaşıyorsa karşımıza çıkıyor. Konuya ilgiyle yaklaşanların genelde merak ettiği bir konu bu.

       Tek başına okul eğitimi ve gelecekte çocuğumuzun daha rahat, daha mutlu, daha çok kazanan bir birey olması arasında biz net ve kesin bir bağlantı, bir garanti göremiyoruz. Evet bu da ihtimaller arasında, iyi bir eğitim ve daha pek çok hayat deneyimi sonucu bir insan çok mutlu, çok rahat ya da çok iyi para kazandığı bir hayata sahip olabilir elbet. Ama tek başına iyi bir eğitim hayatının yeterli olmadığını anlamak için dahi olmaya gerek yok. Aile yaşamı, duygusal, fiziksel, bilişsel gelişim olurken yaşanan deneyimler, bireysel özellikler, maruz kalınan yaklaşım ve davranışlar, zorluklar ve onlar karşısında sergilenen yaklaşımlar ve daha aklıma gelmeyen pek çok etken var hayatta sahip olacağımız şeyleri etkileyen. Dolayısıyla sadece iyi okul eğitimine bel bağlamak, kendi çocuğuma yaklaşımım açısından bana gereksiz geliyor.

       Eğitim, öğrenilmek istenilen konuda bir bilenin, bilmeyene konuyu öğretmesidir. Ayrıca ''terbiye'' etmek anlamına da gelir.

       Bir çocuğun, bir bireyin, bir konuya ilgisi yoksa, o konuyu merak etmiyorsa o konuda eğitilmemesi gerektiğine inanıyorum. Hadi benim inancım şöyle dursun; zaten beynimiz ilgi ve merak olmadığı sürece, konuyla duygusal bağ kurulamadığı sürece, gerçekten gönülden istediğimiz bir hedef için işimize yarayacak bir şey olmadığı sürece, zorla yüklenen bilgiyi öğrenmiyor! Yaradılışımız böyle, bu bir fikir ya da ihtimal değil, beynimiz bu şekilde çalışıyor. Bu bilgiyi teyit etmeniz çok kolay. Bir kaç Sinan Canan videosu izleyebilir, kitaplarını okuyabilir, beynin nasıl öğrendiğini internetten biraz derin bir araştırmayla bulabilir, bir kaç National Geographic belgeseli izleyebilirsiniz. Atla deve değil yani, bir gününüzü bile ayırsanız, beynin nasıl öğrendiğini kabaca anlamaya yetecektir.

       Bu bilgi ışığında, insanlığın, basmakalıp bir müferdata dayanan, merakını tatmin etmek istediğinde tatmin edememe ihtimalinin çok yüksek olup, üstüne merakının ve mizacının sistematik olarak törpülendiği bir eğitim verme sistemine neden taze beyinleri feda ettiğini anlamam imkansız. ''Çünkü düzen böyle, sistem bu şekilde işliyor, hayat bu şekilde devam ettiriliyor, yaşamak, karnını doyurmak istiyorsan bunu yapmaya mecbursun''a gelip dayanıyor bu muhabbetin ucu. Ben buna inanmayı ve bu şekilde yaşamayı reddediyorum. Tüm bu konuların oldukça sınırsız olasılıklara dayandığına canı gönülden inanmakla birlikte, kendi hayatımda da sıklıkla bunu deneyimliyorum zaten.

       Para kazanmanın da, mutlu olmanın da, rahat yaşamanın da sayısız yolu var. Hayatta mutlaka ki şans faktörü, inancın gücü, verilen emeğin karşılığı var. Emek verilmediği, gerçekten gönülden istenmediği, vakit ayrılmadığı sürece kişinin istediği hayata, paraya, mutluluğa ulaşamayacağına inanıyorum. Hayatın, kainatın, doğanın, insanın müthiş dengelere sahip olduğuna inanıyorum. Hiç bir şey dengesiz bir şekilde gökten zembille inmiyor.

       Dolayısıyla siz bu denge faktörlerini okul eğitimi ile sağlamayı daha doğru bulabilirsiniz. Ben de okul eğitiminin yerine özgür bir öğrenme deneyimini daha doğru bulabilirim. Benim düşünce tarzıma göre sizin bakış açınız da benim bakış açım da aynı derecede belirsizliğe, aynı derecede umuda, aynı derecede kendi dengesine sahip. İşte bu yüzdendir ki, benim için, okulsuzluk konusunda bir anne olarak endişelenecek pek bir şey yok. Hissiyatım bu şekilde.

       Okul eğitiminin sonucu işsizlik, belli bir yaştan sonra yön değiştirmek, çok farklı konular üzerinden hayatını kazanmak şeklinde de ilerleyebilir; tam tersi okul deneyimine pararlel bir kariyer, kazanç ve mutluluk da gidişat dahilinde olabilir. Bu iki uç örnek arasındaki yelpaze sayısız olasılıkla dolu!

       Okulsuzluk sonucu işsizlik, hayatın herhangi bir yerinde yön değiştirmek, çeşitli konular üzerinden hayatını kazanmak şeklinde ve iniş çıkışlarla dolu olabilir. Bununla birlikte bireyin tek bir konuya müthiş ilgisi olup o konuda uzmanlaşıp tüm hayatını uzmanlığı ölçüsünde bir kazanç, kariyer, mutlulukla geçirebilir. Aynı şekilde bu iki uç arasında sayısız olasılık var!

       Benim bakış açıma göre, istediği kadar iyi ya da vasat olsun, okul eğitimi (ilk 12 senelik dilimi kast ediyorum!), ve okulsuzluktaki özgür öğrenme deneyiminin sonucu, aynı derecede belirsiz ve aynı derecede umut dolu. Gelecekte bizi nelerin beklediğini net bir şekilde kestirmemiz mümkün değil. İşte bu yüzden, okulsuzluk tercihimiz dahilinde özel olarak endişelendiğimiz bir konu yok.

 

       Zeynep

 

  

Yorumlar

Yorum Gönder E-Posta bilgisi gizli kalacaktır.