birseyyahgeziyor.com
36.Yüzme

           

      Şu an için yaşadığımız yerde, ailece faydalanabildiğimiz bir havuz var. Hafta içi günlerde tamamen boş bir havuz. Seyyah o havuzda, kendi kendine, dala çıka ve çok uzun vakit geçirerek yüzmeyi öğrendi. Biz öğretmedik, tutup yüzdürmedik bile, istemedi çünkü, yaptırmadı.

       Nasıl öğrendi? Son seyahatimizde denizde çok vakit geçirdi. Sadece boyunu geçmeyen yerlerde oyun oynayarak takıldı ve yüzmeyi denemedi bile. Bizi izledi ve kendi kendine suda oyunlar oynadı. Peluş bir baykuş oyuncağı var. Denize her gün onunla gitti. Biz yüzerken, ona suyun bizi kaldırdığından bahsetmiştik, çok kısaca. Baykuşunun, denizde ne kadar batıp nasıl suyun üzerinde kaldığını sayısız kez denedi. Ama kendisi için hiç denemedi.

       Dönüşte havuza gitmek istedi. Uzun süre beline gelen çocuk havuzunda tek başına takıldı. Oradayken, bizim nasıl yüzdüğümüzü izledi sadece. Dalışımızı, kafamızın suyun içinde oluşunu, ayak çırpışımızı, kulaçları... Gel öğretelim dedik, hayır ben öğrenirim, siz öğretmeyin dedi. Ve bir gün kendini boyunu çokça aşan o suya bıraktı. Önce tek elini, sonra iki elini bıraktı. Battı, çıktı, su yuttu ama kendini tutturmadı.

       Sonra bir gün, ''sen git, ben sana yüzeceğim'' dedi ve bata çıka yüzdü. Sonra baktı batıyor, çıkıyor, su yutuyor; nefesini tutup o kafayı suya soktu, kendi kendine bunu akıl edip denedi. Daha rahat yüzdüğünü anlayınca ve suyun onu batırmadığını, aksine yüzeye yavaş yavaş çektiğini hissetikçe dalmaya başladı. Suyun altında yüzdü önce, ayakları ve kolları dengeli bir şekilde; debelenmeyi bıraktı. Sonra tüm bunları bir araya getirdi ve şu an benim kadar yüzebilir hale geldi.

       Tüm bunlar neredeyse bir ay içinde oldu. Çünkü ona müdahale eden, öğreten, süre ya da hareket kısıtlaması yapan kimse yoktu. Acil durum için dibindeydik ama sadece izledik biz de. Çünkü bu konuda istediği ve ihtiyacı tam olarak bu şekilde öğrenmekti ve bu ortamı bulabildi.

       Her çocuk bunu kendi kendine öğrenebilir elbet, bu bize özel bir deneyim değil. Ama bu derece müdahalesiz öğrenmeye çalışmasını; hangi seviyede neleri farkedip nasıl uygulamaya başladığını, bir kenarda durup sabırla izlemek benim için farklı bir deneyimdi. Bu yüzden de paylaşmak istedim. Ona sen öğrenebilirsin bize ya da bir başkasına ihtiyacın yok demedik, demiyoruz. Aksine biz de çoğu ebeveyn gibi öğretmek için yanıp tutuşan tipleriz. Ama bu yönümüzü susturup sabretmeyi zamanla öğrendik, Seyyah bize bunu öğretti.

       Bizi öğrenme sürecine bir şekilde dahil ediyor. Ya sorular soruyor, ya da yardım istiyor. Ama hemen hemen hiç bir konuda ''siz öğretin ben kendim öğrenemem'' gibi bir yaklaşımı olmadı bugüne kadar. Hatta o böyle yaklaştığı için, zaten okulsuzluk gibi bir öğrenme tarzı onun mizacına en uygunuymuş dedirtiyor bize her seferinde. Büyüdükçe,ihtiyaçları değiştikçe öğrenme deneyimleri de evrilecek, yer yer değişecek, ihtiyaç duydukları çeşitlenecek elbet. Ama şu beş yaşta izlediklerim beni yüzümde kocaman bir gülümseme ile tatlı tatlı etkilemeye devam ediyor şu aralar.

 

      Zeynep

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder E-Posta bilgisi gizli kalacaktır.