birseyyahgeziyor.com
30. :)

                           

       Okulsuzluk fikrinin, genel geçer doğrulara, kabul görmüş yaklaşım ve hep alışık olduğumuz sisteme göre çok farklı geldiğinin farkındayım. Ama içine girdikçe ve bu bakış açısıyla çocuğa yaklaştıkça; üzerine bir de çocuğumuzun gelişim ve öğrenme süreçlerini yakından takip edip neyin nasıl ilerlediğini gördükçe, bize o kadar doğal ve olması gerektiği gibi gelmeye başladı ki... Artık çocukların neden, özellikle de çok küçük yaşlarda okula gönderildiklerini anlamakta zorlanıyorum. Tamam hayat şartları, çalışan ebeveynler, ya da okulda verildiğini düşündüğümüz şeyleri ailenin veremeyeceğinin düşünülüyor olması, ailenin sosyal ortamının çocuk için yeterli olmaması gibi nedenleri var insanların. Bu anlayamama hali, aileleri eleştirmek, toplumu yadırgamak için anlattığım bir şey değil. Kiminle nedenini konuşsam, hak vermeden geçmem mümkün değil, anlıyorum.

       Sadece insan doğasına uygun bir akışta kalma, içselleştirerek öğrenme ve bireye özel mizaç doğrultusunda ilgi ve merakın tetiklediği öğrenme deneyimleri varken; insanın doğasına bu kadar aykırı bir şeyin hala sorgusuz sualsiz kabul görmesini birazcık yadırgıyorum sanırım.

       Bunun doğal yapımıza tamamen aykırı bir şekilde tüketilen, üstelik zarar da veren fastfood, sigara ve alkolden pek farkı yok aslında. Ama zarar da verse tüketiliyor, hatta tüketiyorum! İnsanın kendisine yaptıklarını anlamlandırabilmek için gerçekten bilime kendisini adamış insanları okuduğumda, dinlediğimde ancak biraz rahatlayabiliyorum. Rahatlama ve akabinde gelen ve yavaş yavaş kabullendiğim, ondan da daha yavaş uygulamaya geçebildiğim değişim süreçleri başlıyor.

       Okulsuzluk da bir değişim süreci aslında, öncelikle ebeveyn olarak bizim için. Çocuğumuz içinse insan olarak doğal yapısına uygun bir öğrenme deneyimi için bir şans. O şansı kendisi şekillendirecek ve verdiği şekli istediği kadar esnek tutarak hayatı boyunca kullanabilecek. Okulsuzluk bizim için, çocuğumuzun okula gidip gitmemesinden çok daha fazlası.

       Yazılarımda daha fazla okulsuzluk tanımı ya da bizim için anlamından bahsetmeyi burada bitiriyorum artık. Bundan sonrasında yine okulsuzluk üzerine olmakla birlikte, bu konuda öğrendiğim bilgilerden, okulsuzluk üzerine deneyimlerden, kendi deneyimlerimiz, yaşadıkça karşılaştıklarımız, zorluklar, kolaylıklar, öğrenmenin gidişatı ve okulsuz bir aile hayatının nasıl olduğu ile ilgili yazmak istiyorum. Öngörsek bile henüz yaşamadığımız ya da sadece tahmin ettiğimiz şeyleri yazmak istemiyorum. Yaşayıp, sindirip, süzgecimizden de geçirip ondan sonra burada toplama niyetindeyim yazılarımı. 

       Okulsuzluk hakkında yazmak istiyor oluşumun nedeni ise; toplumda insanların yalan yanlış duyumlardan, uydurma hikayelerden, dedikodu ve bilgisizlikten dolayı okulsuz çocuklara yaklaşımının değişmesini istediğim için bir adım atmış olmak istiyor olmam. Bu kavramı hiç bilmeyen, sadece duyup ama dinlemediği için yalan yanlış yorumlayan, duymuş ama anlayamamış olan herkesin okuyup öğrenmesini diliyorum. Tüm tercihlere saygı duyduğum gibi, bu tercihe de aynı şekilde saygı duyulmasını istiyorum.

       Bu adımlardan çokça atmış, gruplar kurmuş, etkinlikler düzenlemiş, bloglarında ya da gruplarda deneyim ve fikirlerini, ayrıca yerli-yabancı pek çok kaynaktan edindikleri bilgilerini, çeviriler de yaparak paylaşan pek çok okulsuz anne ve babaya da selam olsun. Her birinden çok şey öğrendim ve her birine müteşekkirim.

 

Zeynep

Yorumlar

Yorum Gönder E-Posta bilgisi gizli kalacaktır.