birseyyahgeziyor.com
35.Ödev

 

             

       Ödev, ahh ödev canım ödev... Öğretmenliğimde bolca verdiğim, sıkıca takip  etmeye çalıştığım ödevleeerrrrr... Okulsuzluk diyince, ödev mödev olmasın hayatında dediğimde, eski öğrencilerim “sen mi söylüyorsun bunu” demişti. Çok ödev veriyordum, çünkü sınıfta yaptıklarımız hiç bir zaman yeterli olmayacaktı, ne kadar tekrar etseler onlar için o kadar iyiydi. Şu an içim bu konuda halâ rahat, çünkü benim öğrencilerim yetişkindi ve çevrelerinde hiç duymadıkları yeni bir dil öğrenmeye çalışıyorlardı. Öğrencilerim çocuk olsaydı nasıl yaklaşırdım bilemiyorum, çünkü o zamanlar, şimdi bildiklerimi bilmiyordum. Ergenliğe kadar ödevin pek de işe yaramadığını, hatta yetişkinlikte ancak ödevden fayda sağlanabildiğini filan hiç okumamıştım (bu konuda araştırmalar var, yeniden bulduğumda burada da paylaşırım👍🏻).

       Şimdi bunu biliyorum, bu yüzden ödevsiz bir çocukluk diliyorum çocuğuma. Ama gel gör ki önüm arkam sağım solum okul muhabbeti. “Oyun” kelimesinden çok “ödev” kelimesini biz de duyuyoruz. Dolayısıyla okul temalı oyunlarda “ödevimi yapıyım da öğretmenime göstericem yarın” cümlelerimiz var. Şimdilik cümlede kalsa da, okulsuzlukta, ödev isteyen ve bunu çok severek yapan çocukları okudum annelerinin anlatımıyla. Yani bunun da hayatımızda yer etmesi mümkün. 
 

       Ödev için çevremdeki eğitimcilerden ve annelerden en sık duyduğum şey; ödevin sorumluluk bilincini güçlendireceği oluyor. Ben buna katılmıyorum açıkçası. Gerçek hayatta çocuğun sorumluluk bilincini güçlendirecek milyon tane şey varken, ona ihtiyacı olup olmamasına ya da hazır olup olmamasına bakılmaksızın öğretilen bilgileri, saatlerce tekrar ettirmenin sorumlulukla bence ilgisi yok! Ama inanmak isteyen inanabilir elbet, saygım sonsuz. 
 

       4-5 yaşlarındaki çocuğum için, kendisine bir bardak süt doldurup, sevdiği için içine balını koyup karıştırıp, dökmeden salona taşıması, sehpaya koyarken birazını döküp, “önemli değil” diye kendi kendini telkin edip, bir peçete alıp döküleni silmesi (peçeteyi de çöpe atıp) , oturup sütünü içmesi mesela sorumluluk bilincine yeterli bir örnektir.  

       Sırf öğretildi diye belli bir zaman dilimi içinde yetiştirmek üzere sayfalarca dört işlem yapması ise, sorumluluktan çok daha ağır bir yüktür diye düşünüyorum. Ama !! Konuya merakı kabarmış, ilgi duyan, severek yapacak çocuk verilen ödev şöyle dursun, o dört işlemli sayfalardan onlarcasını, başında saatler geçirerek zevkle yapar, o ayrı :)

 

      Zeynep

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder E-Posta bilgisi gizli kalacaktır.