birseyyahgeziyor.com
*YATIRIM

      

       Bu aralar hayatımızda biraz tv yayını var. Tercihimiz ağırlıklı çocuk programları olmakla birlikte, ara ara da ilgimizi çeken belgesel programları izliyoruz. Son zamanlarda ilgimi çeken ve denk de gelenler ise okyanusta yaşayan insanlar, çiftler ve aileler. Aralarında bir de küçük bir adaya yerleşmiş üç çocuklu İngiliz bir ailenin hikayesi var mesela, aklımdan hiç çıkmayan.

       Az önce izlediğim programda ise, küçük bir yelkenlide yaşayan bir çiftin hayatına bir kaç günlüğüne misafir olan ve yaşam tarzlarını anlatan birisi vardı. Son cümleleri ise beni düşüncelere saldı. ''Biz batı dünyasında hep yatırım yapmak zorunda hissediyoruz. Dolu hayatlarımız hep geleceğe yatırım yapmak için yaşanıyor. Böyle bir yaşam tarzında ise bu insanlar gelecek için yatırıma ihtiyaçları olmadığına karar vermişler. Onlar gelecek için yaşamıyor, onlar bugün için yaşıyorlar.'' Şu son cümle, çok dokundu.

       Aynı şeyleri tam olarak bir yerde daha hissetmiştim. Norveç'te, o ülke vatandaşlarının maddi ve manevi olarak gelecek kaygısı olmadan yaşadığını öğrendiğimde, bunu anlatılanlar sonucu anlayıp da nasıl bir şey olduğunu aslında hiç bilmediğimi farkettiğimde de; küçük bir yelkenlide, okyanusla birlikte yaşayan insanların gelecek kaygısından arınmış ruh hallerini anlamaya çalışmam gibi bir çaba sarfetmiştim.

       Anlıyorum, ama nasıl olacağını algılayamıyor gibiyim. Hiç ama hiç o şekilde düşünmemişim ki. Düşünmeme bile nasıl itinayla izin verilmediğini, bu kısıtlamaların her birini net hatırlıyorum. Hayal kurmak, bunu dillendirmek, bir şeyler olmak istemek, merak ettiğim ve istediğim bir şeyleri deneyimlemek ve yaşamak benim hayatımda gizliden gizliye aslında yapmakta çok zorlandığım şeyler oldu. Hayalimi kurup kendi içimde yaşatıyorsam ve çenemi kapalı tutuyorsam sorun yok elbet. Ama paylaşmamın sonucu sıkıntılı oldu her zaman; benim için elbet. İzin vermeyenleri etkileyen bir durum olmadığı için ve doğal olarak öyle davrandıkları için, onlara sorsam sadece ''saçmalama ne alakası var'' cevabını alabildiğim için, sormaları da bıraktım.

       Artık hayal ediyor, düşünüyor, planlıyor ve elimden geleni kendim yapıyorum. Zaman ve para gerektirenler vaktini bekliyor. Ama kendimden, hayallerimden, anı yaşamaktan, yavaşlığımdan ve bunun verdiği iç huzurumdan vazgeçmedim. Vazgeçiremiyorlar, çok şükür böyle yaratılmışım :) .

       Kendimi bu şekilde anlamaya çalışıyor, kabulleniyor ve seviyor olmamın; çocuğuma olan güvenimi de beslediğini biliyorum. Ona inanıyorum. Okulsuzluk gibi bir yaşam tercihi bu yüzden bizim için uygun zaten. Benim bu yaşam tercihimi dayandırdığım şeylerden biri de kendi içime yaptığım bu keşif gezileri olduğu için, bunu kime nasıl tavsiye edebilirim ki. Bu çok kişisel.

       Bugün tek başıma yapabileceğim çok şey var, hem de yapmayı da istediğim ve sevdiğim. Ama çoğunu yoğun şekilde ya da tam anlamıyla yapmamayı kendi isteğimle tercih ediyorum. Çünkü hayatımda aile olmak gibi bir tercih yaptım. Çocuğumun çocukluğu ve gençliği boyunca aile olmaya, anne ve babasına ihtiyacı olduğu sürece önceliği bu tercihime vermeyi istiyor ve buna göre yaşıyorum. Aynı anda çok daha fazla şey yapabilirim. Ama hepsini aynı zaman dilimine sığdırmaya çalışırsam, öncelik verdiklerimden çalmak zorundayım, gayet net. Bu yüzden diğer sevdiğim tercihlerime hayatımda minimum düzeyde yer verip aile olmayı, çocuğumu ve ihtiyaçlarını öne koyarak yaşıyorum hayatımın bu döneminde. Bu da bir dönem ve değişecek, evrilecek, bambaşka şeyler için bolca vaktim yine olacak, ömrüm varsa tabi. Hiç bir şey için geç olduğuna inanmadığım için ve isteklerimi mümkün olduğunca vakti geldiğinde gerçekleştirerek yaşamaya çalıştığım için umut dolu hissediyorum. 

      Ruhumun oluştuğu şey, denizde-okyanusta yaşayan insanların kaygısız ve özgür hallerinin ve hayallerimin bir karışımı gibi. Bunu seviyorum. Ruhumun bu halini yaşamaya kalktığımda,içinde yaşadığım toplumdan uzaklaşıyorum, çünkü muhabbetler bile birbirini anlayamayan insanlar arasında uçuşan boş kelimelere, yargılamalara ve soyutlamalara dönüşüyor zamanla. Aramızda sevgi bağı olanları kaybetmemek adına süren muhabbetler var elbet, olaylar anılar :) üzerine; ama gerisiyle oldukça koptum sayılır. Pişman değilim, geri dönesim de yok zaten.

      

       Zeynep

 

Yorumlar

Yorum Gönder E-Posta bilgisi gizli kalacaktır.